dinozorların yokoluşu

100 milyon yıl önce mars ile jüpiter arasındaki astroid kuşağında tümü uzay boşluğundan gelen milyarlarca kaya çevreyolu trafiği gibi aynı yönde hareket etmekteydi. bir tanesi farklı bir yönde saatte yaklaşık olarak saatte 35 milyon km hızla hareket etmekteydi. başka bir göktaşıyla çarpıştıktan sonra iki astroid parçalara ayrıldı fakat bir parçası yaklaşık 10 km çapındaydı ve tarihi değiştirecekti. dünya'nın son savunma umudu olan 384000 km uzaklıktaki ay daha önce dünya'yı sayısız kez korumuştu. üzerindeki kraterlerden bunu biliyoruz. tycho olarak bilinen 80 km çapındaki devasa krater bunun en büyük örneklerinden birisiydi, tahmini olarak 5 km çapındaki bir astroid tarafından oluşturulduğu biliniyordu. tarih 65 milyon yıl öncesini gösteriyordu ve ay'ın doğru zamanda doğru yerde olduğunu nadiren oluyordu ve 10 km çapındaki devasa astroid ay'ı aşmıştı. dünya'nın kaderini değiştirmeye geliyordu. 2 trilyon ton kaya kütlesi dünya'nın yerçekimine kapılarak 8000 km hızla dünya'ya yaklaşıyordu. atmosfere girdiği zaman sürtünmenin etkisiyle beraber bir ateş topuna dönüşmüştü. atlantik okyanusunu güney doğu yönünden gelerek tahmini olarak 4 dakikada aşıp bugün ki meksika körfezine yaklaşıyordu. sürtünmenin etkisiyle beraber parçalanmaya başlıyor gaz ile parçacıklar sıcak plazmaya dönüşerek etrafındaki havanın aşırı ısınmasına neden oluyordu. 35000 derece ısıyla güneşten milyon kere daha parlak bir hale geliyordu. kıyamet günü gelmişti. gök boşluğunda o kadar milyon yıl boyunca seyahat eden astroid yolculuğunun sonuna gelmişti. yeryüzüne yaklaşık 30 derecelik bir açıyla çarpmıştı, güney yarım küreden çarpan bu astroidin yıkıcı etkisini kuzey yarım küreye doğru yapıyordu. şimdiye kadar yapılmış tüm nükleer silahlardan daha kuvvetli bir güç meksika körfezi'nin sığ sularına vuruyordu. toprak ve kaya saatte 160000 km hızla gökzünüe doğru savruluyordu. bir saniyeden kısa bir sürede astroidin tamamı parçalara ayrılmıştı. çarpışma bölgesinden 800 km ileride hava sıcaklığı 600 dereceye ulaşıyordu çevredeki bütün canlıların vücutlarındaki suyu buharlaştırabilecek güçteydi. bu yakıcı sıcağa maruz kalan her canlı varlık canlı canlı kızarıyordu. çarpma esnasında bina büyüklüğündeki kayalar havaya uçuyor ve fırlatılan her şey gibi yerçekimi kuvvetine yenik düşüp geri yere düşeceklerdi. çarpışmanın yarattığı ısı etkisi sonucunda hayatta kalan canlılar şimdi bu devasa kaya yağmuruna yakalanmıştı. ateş bulutu patlama bölgesinden 160 km.lik bir alana yayılmıştı. 5 dakikadan kısa bir sürede dinozor türlerinin büyük bir bölümünü katleden astroidin etkisi asıl yeni başlıyordu. çarpışmadan 8 dakika sonra yeryüzünden 160 km yukarıya ulaşan ateş topu 70 milyar tonluk tozlaşmış kaya ve toprağı mikroskobik bir toz bulutu oluşturacak şekilde doldurmaktaydı. trilyonlarca ince partikül atmosfere tekrar girmekteydi sürtünmenin neden olduğu yoğun sıcaklık altında herşeyi kavuran 15000 derecelik hızla yayılan bir toz bulutunun oluşmasına yok açmıştı. miltonlarca volt statik elektrik bulutları evasa bir elektriksel fırtına yaratan dev bir pil gibi dolduruyordu. aşırı ısınmış taşlar bulutun geldiği bölgeye yağmur gibi yağıyordu. bu ateş yağmurundan saklanabilecek bir yer yoktu. çarpma bölgesinden 12000 km uzaktaki moğolistan bölgesine bulut hızla yayılırken sıcaklık ani bir artışla yükseliyordu. çarpışmadan yaklaşık olarak 90 dakika sonra moğolistan bölgesinden sıcaklık 300 dereceye kadar ulaşmıştı. yoğun sıcaklıktaki bulut yangınları tetikledi. ateşin yoğunluğu kendi rüzgarlarını oluşturmasına neden oluyordu. hava basıncı ateşi çeken bir vakum yaratarak aniden düşüyordu, ateşin ön tarafı en sıcak ve en hızlı kısmı 14 km hızla önüne gelen her canlıyı yok ediyordu. moğolistanda rüzgarşar milyonlarca ton toz ve kumu topluyor ve toz fırtınası sıcak havayla şekillenerek serbest haldeki kuz ve toz parçacıklarını harekete geçiriyordu böylece kumun kendi ısısından enerjiyi çekiyordu. yaygın bir hava olayını süper fırtınaya çeviriyordu. çarpmanın ilk etkilerinden hayatta kalan canlılar bu fırtınanın içindeyken kaçmak için hareket ettikçe o kadar çok derin soluyor ve ciğerlerine bir o kadar toz alıyorlar nihayetinde nefes alamaz hale gelip ölüyorlardı. süper fırtına karaların büyük bir bölümün kaplıyordu.
çarpışmadan bir hafta sonra besin tüm gezegende çok kısıtlı bir kaynak haline geliyordu. leşçiler için böyle bir sorun yoktu çünkü ortalıkta oldukça fazla dinozor leşi bulunuyordu fakat otobur canlılar için besin yok denecek kadar azdı. otobur canlıların büyük bir bölümü sahil kesimlerine doğru yiyeek aramak için hareket ediyorlardı. çarpışmanın etkisiyle deniz tabanı sarsılmıştı. sedimanter kayaçlar bu gerilim altında ezildiler ve okyanus tabanı yüzlerce metre altına doğru çökmeye başlamıştı. bundan dolayı okyanus geriye doğru çekilmeye başladı. anakaradaki yangından korunan adalarda bitkiler hala bulunabilirdi ve oksanusun çekilmesiyle kıyı kesimlerine hareket eden otobur dinozorlar bu durumda hayatta kalabilmek için gerekli besini temin edebilirlerdi. fakat astroid aslında okyanusun en yıkıcı gücünü tetiklemişti. yüksekliği 90 metreye ulaşan mega tsunami önüne kattığı her canlıyı alarak karaları basmıştı. bu mega tsunami astroidin ilk etkisi kadar büyük bir yıkım yaratsada daha ilk çarpışmanın etkileri geçmemişti. hızla çarpan astroidin enerjisi yerkabuğuna boşalmıştı. sismik şok dalgaları bütün yerkabuğuna yayılmıştı. böylece tektonik plakalar kopmya ve kaymaya başladı. gezeneginin derinliklerinde erimiş kayalar yeni oluşan kırık ve çatlaklar arasından yüzeye çıktılar ve yeryüzü kabuğundan şiddetli volkanik patlamalara neden oldular. sismik dalgalar dünya üzerindeki uykudaki volkanları uyandırmıştı. tüm yerküreyi saran zehirli gaz ve toz bulutları bu kıyamete eklendi. kilometrelerce kalınlıktaki örtü ısı ve ışığın yeryüzüne ulaşmasını engelledi. böylece gezegen nükleer bir kışa girmişti. günler ve haftalar sonra dinozorlardan pek fazla iz kalmadı. volkanik aktiviteyle yerkabuğunu derinliklerinden bir çok noktasından hidrojen sülfit gaı sızıyordu. gaz akciğerleri felç ederek boğulmaya neden oluyordu. çarpışmadan 40 gün sonra hala hayatta kalabilen dinozorlar için besin kaynakları tükenmişti. bir günde 1 tondan fazla ot ihtiyacı olan otoburlardan 130 kg ot ihtiyacı olan otoburlara kadar hepsinin sonu ölümdü. etobur canlılar açlıktan ölen otoburlarla beslenebiliyor ya da kendi aralarında savaşarak birbirlerinin besin zincirine katkıda bulunuyorlardı. o kadar yıkım sonucunda hayat kalmasını becerebilen dinozorlar sonunda kendi devasa vücutlarının kurbanı olup açlıktan ölüyorlardı.
astroidin çarpması sonucunda oluşan yıkımda dünya genelinde canlılığın %70'inin yok olduğu bilinmektedir. 25 kg'dan daha ağır olan canlıların hepsi yok olmuşlardı. kıyamet sonrasında özellike bitki türleri yeniden gelişerek hayatı başlatmışlardı. özellikle eğrelti otları bütün dünya'yı kaplamıştı, sonrasında yerlerini ormanlar aldı. bitkiler fotosentezle atmosferi tekrar eski yaşanılabilir düzeyine getiriyorlardı. yeni bir çaın başlangıcını oluşturuyorlardı. gelişimleri uzun zaman boyunca dinozorlar tarafından engellenmiş memeliler dünya'da baskın hale gelecekti. ürüyor, çoğalıyor ve gelişiyorlardı.

0 kişi ise altına sıçtı:

Yorum Gönder

1 - aykırıyım yazıları tamamen yazarın ruh sarsıntılarının sonucudur. bunun karşısında olanlar anınıda geri püskürtülecektir.

2 - aykırıyım'a gelen her mail değerlendirilmeye alınmakla birlikte, bu konuda şüphesi olanlara intihar telkin edilecektir.

3 - aykırıyım yazılarına ve içeriğine burnunu sokma cesareti gösteren tüm canlılar tarafımca deformasyona uğratılacak, buna rağmen hala ısrarlı olanların da yaşama sevinçleri ellerinden alınacaktır.

4 - aykırım yazarına yazım esnasında "bira aç", "ateş ver" gibi emir cümleleri kullanılmayacaktır. aksini yapanlara bir lama gibi tükürülecektir.

5 - aykırıyım içeriği sabır, emek, çalışma, kan, ter, soluk, göz feri, göz nuru ve beyin suyu harcanarak oluştuğundan eleştiri yapılmayacaktır. yapılacaksa rasyonel bir tavır takınılacaktır. aksi davranışta bulunanlara mars'a ilk insanlı yolculuk ayarlanacaktır.

6 - aykırıyım'a asla ama asla fakat hiçbir zaman herhangi bir tavsiye sorulmayacaktır. aksi davranışta bulunanlar allahından buldurulacaktır.

7 - aykırıyım'ın görevini tam olarak yapabilmesi için her türlü lojistik destek şirket tarafından karşılanacaktır. aksi davranışta bulunanların suratına kezzap fırlatılacaktır.

8 - aykırıyım'a her daim mail ve hikaye gönderilecektir. bunun boş bir uğraş olduğunu düşünenlere bi tekme konulacaktır.

9 - yazarı yakın tanıyanlar sık periyodlar ve 4'lü efes dark paketiyle yanına uğrayacak ve hiç konuşmadan servis yapıp gideceklerdir. aksi davranışta bulunanların saçı başı yolunacaktır.

10 - bu bir manifestodur ve okuduğunuz anda kabul etmişsiniz demektir. hiç bir şekilde itiraz kabul edilemez. itiraz halindeyseniz bir mail ve 4'lü efes dark paketi yollamanız şarttır.