cehennem akvaryumu

öncelikle günümüzden 450 milyon yıl öncesine gidersek ordovisyen dönemine (495-440 myö) denk geliriz. bu dönemde bitkiler yeni yeni evrimleşiyorlardı. insan yaşantısına pek uygun olmayan bir dönemdir. işte bu dönemde akvaryumumuzun önemli elemanlarından ikisi yaşamaktadır; dev orthocon (giant orthocone) ve deniz akrepleri (sea scorpion - eurypterid). ordovisyen döneminde karada herhangi bir yaşam yoktu, dünya'ya baktığınız zaman ayın ya da başka bir gezegenin yüzeyine baktığınızı zannedebilirdiniz. zaten primitif atmosferde bolca karbondioksit bulunuyor oksijen oranı çok azdı. ama denizlerin içinde yüz milyonlarca yıldır bir yaşam sürmeye devam ediyordu. deniz akrebi denilen yaratık günümüzdeki ıstakoza benzemektedir. deniz akrebi denilmesinin sebebi kuyruğunu akrepler gibi yukarıya doğru kaldırmasıdır ama herhangi bir zehiri bulunmamaktadır fakat kıskaçları oldukça kuvvetli ve keskindir. öyle devasa büyüklüklerde bir yaratık değildir 50-60 cm. boyutlarında bir canlıdır. ordovisyen döneminin en büyük yırtıcısı ise dev orthocondur. kendisi bir cephalopoddur -kafadan bacaklı- bu canlıları şu karayip korsanı filmindeki meşhur kraken'e benzetebilirsiniz. zaten devasa tehlikeli canlılarla dolu bir akvaryumda kraken olmaması ayıp olurdu değil mi? kraken bir mitolojik canlı olmasına rağmen dev orthocon gerçektir. 180 cm civarında dokunaçlara sahip bu canlılın arkasında devasa büyüklükte -4-7 m.- bir kabuk bulunmaktadır. yaşadığı derinlikten kaynaklı güneş ışığıyla pek haşır neşir olamadığından avlanma konusunda görmek yerine koku alma duyusunu kullandığı düşünülmektedir.
230 milyon yıl öncesine triyas (251-205 myö) denilmektedir. sürüngenlerin denizleri ele geçirdiği dönemdir. bu dönemde ilk dinozorlar ortaya çıkmıştır. jurassic park filmindeki devasa dinozorlardan değilde daha küçük yolda görseniz tokatlayacağız tipteki dinozorlar karada vardır. bu dönemde sürüngenler dünya'nın her bölgesine hakim konumdalardı. göklere pterosaurus'lar hakimdi. nothosaurus bu dönemin devasa deniz yırtıcılarından birisidir. 4 m. boyutundaki bu arkadaşların çeneleri kapalıyken dişlerinin görüntüsü birbirinin içine geçmiş parmaklarınız gibi gözükmektedir. nefes alak için diğer deniz sürüngenleri gibi yüzeye çıkmak zorundadırlar. bir diğer triyas canlımız cymbospondylusdur. 6-10 metre boyutlarında olabilirler.
360 milyon yıl önce, devoniyen döneminde (417-354 myö) dunkleosteus yaşamaktadır. 10 metre boyunda 3-4 ton ağırlığında olan bu balığın en önemli özelliği bağının zırhlı olmasıdır. bu yaratığın dişleri gibi gözüken şeyler aslında cene kemiğinin uzantılarıdır. bunlarla diğer canlıları yakalayıp parçalıyorlar. aslında onun döneminde denizlerde yaşayan diğer canlılarda bu şekilde korunmak için zırhlara sahip olduklarından dunkleosteus'un avlarının tamamı kemikli zırhlı canlılardı. avını yedikten sonra bu sindiremeyeceği kemikleri kusuyorlardı. bu canlının bir diğer özelliği ise diğer canlıları yediği gibi yamyamlık yapıp kendi türünüde avlayabiliyorlardı.
36 milyon yıl önce, eosen döneminde (55-33 myö) basilosaurus yaşamıştır. 12-20 metre boyları arasında olan basilosaurus'u fosillerine bakıp incelediklerinde ilk başlarda tanımlarken bir deniz canavarı gibi düşünmüşler fakat bir balina türüdür. çünkü günümüzde onun kafatasına sahip herhangi bir balina bulunmamaktadır. ön dişleri kanca gibi avını yakalamasına yardımcı oluyor. eosen döneminin en büyük yırtıcısıdır. günümüzdeki balinalardan tek farkı kafatası yapısı değildi. günümüzde balinalar devasa canlılar olup oldukça sağlam yağ depolarlar çünkü soğuk sularda yaşamlarını sürdürürler fakat basilosaurus daha ılıman sularda yaşadığından fazla yağ depolamasına gerek yoktu ve biraz daha zayof kalıyordu. bundan dolayı kemik yapısına bakıldığında kendisini dev deniz canavarı yılanı gibi hayal etmişlerdi.
pliyosen'de (5-1 myö) karada atalarımız ayakları üstünde yürümeye başlamışlardı. 4 milyon yıl önce denizlerde ise en önemli yırtıcı ise megalodon'du. kendisi hakkında yazılacak pek bir şey yok zaten bir çok yerde kendisi hakkında filmler, kitaplar görmüşsünüzdür. 14-18 metre büyüklüğünde bir beyaz köpekbalığı hayal edebilirsiniz. ağzını açmasıyla bir kaç insanı rahatlıkla bütün hlinde yutabileceğini tahmin edebilirsiniz. megalodon "büyük diş" anlamına gelmektedir, neden bu şekilde isimlendirildiğini düşünmeye gerek yoktur. 155 milyon yıl önce jura (205-142 myö) döneminde jurassic park filmine konu olan karaların hakimi dinozorların zamanıdır ama bu karada yaşayan devasa dinozorları geride bırakacak canlılar suların içinde yaşıyordu. liopleurodon 7 metre uzunluğa sahip devasa bir yırtıcıdır. öndeki dişleri birbirine kenetlenen ellerin parmakları gibi duraktadır. döneminin en büyük canlısı olmaması rağmen en yırtıcısı olduğu bir gerçektir.
75 milyon yıl önce kretase (142-65 myö) döneminde denizlerin en tehlikeli canlıları yaşamaktaydı. bunlardan birisi bildiğimiz köpekbalıklarıydı ve hala günümüzde yaşamaya devam etmektedirler. 4-6 metre boyutlarında değişen xiphactinus ve dev mosasaurus 17 metreye kadar büyüye biliyorlardı. mosasauruslar kretase dönem,nde denizlerin hakimi dev canlılardı yılanlarla aynı yerden gelmekteydiler ve yılan gibi kıvrılabiliyorlardı. kretase dönem olarak devasa sürüngenlerin tüm dünya'ya hakim olduğu zamandı. göklerde pteranodon'lar kara ise bütün her yerde görebileceğiniz dinozorlar bulunuyordu. zaten kretase'nin sonun 65 milyon yıl önceye denk geldiğinden devasa bir meteorun dünya'nın üzerindeki canlılığın %70'ini yok ettiğini hepimiz biliyoruz.
böyle devasa yırtıcıların olduğu bir akvaryumun besin kaynağı ise liopleurodon'la birlikte aynı dönemde yaşayan leedsichthysden başkası olamaz. gelmiş geçmiş en büyük balıklardır. 13-27 metre arasında boyları değişen bu canlılar ise ebatlarına nazaran sudaki planktonlarla beslenirler.

0 kişi ise altına sıçtı:

Yorum Gönder

1 - aykırıyım yazıları tamamen yazarın ruh sarsıntılarının sonucudur. bunun karşısında olanlar anınıda geri püskürtülecektir.

2 - aykırıyım'a gelen her mail değerlendirilmeye alınmakla birlikte, bu konuda şüphesi olanlara intihar telkin edilecektir.

3 - aykırıyım yazılarına ve içeriğine burnunu sokma cesareti gösteren tüm canlılar tarafımca deformasyona uğratılacak, buna rağmen hala ısrarlı olanların da yaşama sevinçleri ellerinden alınacaktır.

4 - aykırım yazarına yazım esnasında "bira aç", "ateş ver" gibi emir cümleleri kullanılmayacaktır. aksini yapanlara bir lama gibi tükürülecektir.

5 - aykırıyım içeriği sabır, emek, çalışma, kan, ter, soluk, göz feri, göz nuru ve beyin suyu harcanarak oluştuğundan eleştiri yapılmayacaktır. yapılacaksa rasyonel bir tavır takınılacaktır. aksi davranışta bulunanlara mars'a ilk insanlı yolculuk ayarlanacaktır.

6 - aykırıyım'a asla ama asla fakat hiçbir zaman herhangi bir tavsiye sorulmayacaktır. aksi davranışta bulunanlar allahından buldurulacaktır.

7 - aykırıyım'ın görevini tam olarak yapabilmesi için her türlü lojistik destek şirket tarafından karşılanacaktır. aksi davranışta bulunanların suratına kezzap fırlatılacaktır.

8 - aykırıyım'a her daim mail ve hikaye gönderilecektir. bunun boş bir uğraş olduğunu düşünenlere bi tekme konulacaktır.

9 - yazarı yakın tanıyanlar sık periyodlar ve 4'lü efes dark paketiyle yanına uğrayacak ve hiç konuşmadan servis yapıp gideceklerdir. aksi davranışta bulunanların saçı başı yolunacaktır.

10 - bu bir manifestodur ve okuduğunuz anda kabul etmişsiniz demektir. hiç bir şekilde itiraz kabul edilemez. itiraz halindeyseniz bir mail ve 4'lü efes dark paketi yollamanız şarttır.